mindora
BlogKlinik Formülasyon

Klinik Tema ve Örüntü Takibi: Seanslar Arası Tekrarlayan İplikleri Tanıma ve Haritalama

Danışanlarınızın farklı seanslarda anlattığı hikayelerin altında yatan ortak temaları nasıl tespit edeceğinizi, CCRT modeli ve Şema Terapi perspektifiyle örüntüleri nasıl analiz edeceğinizi ve tema takibinin formülasyonunuzu nasıl güçlendireceğini öğrenin.

Mindora
2026-02-17
16 min
Klinik Tema ve Örüntü Takibi: Seanslar Arası Tekrarlayan İplikleri Tanıma ve Haritalama

Altıncı Seans: Farklı Hikayeler, Aynı Duygu

Altıncı seanstasınız. Danışanınız bu hafta eşiyle yaşadığı bir tartışmayı anlatıyor: "ona gün içinde ne kadar yorulduğumu anlattım, sadece 'anladım' dedi ve telefonuna döndü." Geçen hafta patronuyla olan bir diyaloğu anlatmıştı: "sunumu bitirmek için gece yarısına kadar çalıştım, sadece 'güzel' dedi ve bir sonraki konuya geçti." İki hafta önce annesiyle olan bir telefonu anlatmıştı: "terfi aldığımı söyledim, 'dikkat et kaybetme' dedi."

Yüzeyde üç ayrı ilişki, üç ayrı sorun. Ama dikkatle dinlediğinizde hepsinin altında aynı müzik çalıyor: "Ne yaparsam yapayım görülmüyorum." Farklı sahneler, farklı karakterler, ama aynı tema. İşte bu tema, formülasyonunuzun kırmızı ipliğidir. Onu görmezden geldiğinizde her seansta farklı bir "sorun" çözmeye çalışırsınız. Onu gördüğünüzde ise seanslar arasındaki bağlantıları keşfeder, danışanınızın dünyasını gerçekten anlamaya başlarsınız.

Bu yazıda klinik temaların ne olduğunu, semptomlardan ve tanılardan nasıl farklılaştığını, Luborsky'nin CCRT modeli ve Young'ın Şema Terapi çerçevesiyle örüntüleri nasıl analiz edebileceğinizi ve tema takibinin formülasyonunuzu nasıl dönüştüreceğini somut örneklerle ele alacağız.

Tema takibini sistematik hale getirdiğinizde terapinizde şunlar değişir:

  • Seanslar birbirine bağlanır Her hafta farklı bir sorunla gelen danışanın hikayeleri, dağınık olaylar değil tek bir örüntünün sahnelemeleri olarak görünür.
  • Müdahaleniz isabetli olur Aynı semptomun altında farklı temalar yatabilir; temayı görmek doğru hedefe odaklanmanızı sağlar.
  • İlerleme ölçülebilir hale gelir Bir temanın inanılırlığını seanslar boyunca izleyerek terapinin işe yarayıp yaramadığını somut olarak görürsünüz.
  • Terapi proaktif hale gelir Reaktif problem çözümcülüğünden, örüntüyü baştan kırmaya yönelen proaktif bir çalışmaya geçersiniz.

Tema Takibi Neden Formülasyonun Belkemiğidir?

Deneyimli terapistlerin çoğu temaları sezgisel olarak fark eder, ama sistematik olarak belgelemez. Bu sezgi klinik deneyimle gelişir ve değerlidir, ancak iki önemli sınırlılığı vardır. Birincisi, belgelenmemiş sezgiler terapistin örtük belleğinde kalır ve unutulmaya, bağlam değişikliklerine ve bilişsel yanlılıklara açıktır. İkincisi, sezgisel tema algısı doğrulama yanlılığına (confirmation bias) zemin hazırlar: bir temayı "gördüğünüzde" artık her yerde onu aramaya başlarsınız.

Persons'ın (2008) vaka formülasyonu yaklaşımında tema takibi merkezi bir yer tutar: "Formülasyon, danışanın tüm sorunlarını açıklayan bir mekanizma teorisidir ve bu mekanizmanın ipliklerini temaların sistematik takibi ortaya çıkarır." Temalar formülasyonun iskeletini oluşturur: tetikleyicilerin neden belirli tepkileri harekete geçirdiğini, başa çıkma mekanizmalarının neden belirli kalıplara dönüştüğünü açıklar.

Tema takibinin pratik değeri de büyüktür: seanslar arasında bağlantı kurmanızı sağlar. Danışanınız her hafta farklı bir sorunla geldiğinde, altta yatan temanın farkındalığı size şunu söyler: "Bu yeni bir sorun değil, aynı temanın farklı bir sahnelemesi." Bu anlayış, terapiyi reaktif problem çözümcülükten proaktif örüntü kırmaya dönüştürür.

Klinik Tema Nedir? Semptom ve Tanıdan Farkı

Klinik tema, farklı bağlamlarda ve zaman dilimlerinde tekrarlayan bir düşünce, duygu, davranış veya ilişkisel dinamik örüntüsüdür. Tema bir semptom değildir: "kaygı" bir semptomdur, "sevgi hak etmek için mükemmel olmak zorundayım" bir temadır. Tema bir tanı da değildir: "sosyal anksiyete bozukluğu" bir tanıdır, "insanlar beni yargılayacak ve reddedecek" bir temadır.

Bu ayrım neden kritiktir? Çünkü aynı semptomu gösteren iki danışanın altında yatan temalar tamamen farklı olabilir. İki danışanınız da uykusuzluk çekebilir, ama birinin altında "kontrol kaybı korkusu" teması, diğerinin altında "terk edilme kaygısı" teması yatabilir. Semptom aynı, tema farklı; dolayısıyla müdahale de farklı olmalıdır. Tema takibi, bu kritik ayrımı görünür kılar.

Temalar birden fazla düzeyde işler ve bu düzeyleri ayırt etmek klinik netliği artırır:

  • Bilişsel temalar: Çekirdek inançlar ve şemalar: "Ben yetersizim," "dünya güvenli değil," "kimse bana yardım etmez." Beck'in (2011) bilişsel modelinin temelini oluşturur.
  • Duygusal temalar: Tekrarlayan duygu durumları: kronik utanç, bastırılmış öfke, sebepsiz kaygı. Genellikle bilişsel temaların duygusal yansımalarıdır.
  • İlişkisel temalar: Kişilerarası döngüler: "yakınlaştığımda terk edileceğim," "güçlü olmam lazım yoksa ezilir giderim." Luborsky'nin CCRT modeli bu düzeyde çalışır.
  • Davranışsal temalar: Tekrarlayan stratejiler: kaçınma, mükemmeliyetçilik, boyun eğme, aşırı kontrol. Genellikle bilişsel ve duygusal temalara karşı geliştirilen başa çıkma kalıplarıdır.

Temaları Nasıl Tespit Edersiniz? Üç Dinleme Katmanı

Wachtel'in (2011) ifadesiyle "iyi dinlemek, söyleneni duymak değil, söylenmeyeni de duymaktır." Tema tespiti, üç farklı dinleme katmanının eş zamanlı kullanımını gerektirir:

Birinci Katman: Yüzey Dinleme (İçerik)

Danışan ne anlatıyor? Hangi olaylar, hangi kişiler, hangi duygular? Bu katman bilgi toplama katmanıdır ve çoğu terapist burada rahat çalışır. Ancak yalnızca yüzey dinleme yaparsanız, her seans bağımsız bir "olay raporu" olarak kalır.

İkinci Katman: Süreç Dinleme (Nasıl)

Danışan bunu nasıl anlatıyor? Ses tonu nasıl değişiyor? Hangi konuyu hızla geçiyor, hangisinde durup duraklamayla kalıyor? Göz teması nerede kesiliyor? Safran ve Muran'ın (2000) ilişkisel yaklaşımında vurgulanan bu katman, içerikten çok sürecin verdiği ipuçlarına odaklanır. Danışan eşiyle olan tartışmayı "çok önemli değil aslında" diye anlatırken titreyen elleri, yüzey katmandaki sözlerden çok farklı bir hikaye anlatır.

Üçüncü Katman: Örüntü Dinleme (Bağlantı)

Bu hikayeyi daha önce nerede duydum? Hangi başka anlatılarda aynı duygusal kalite vardı? Örüntü dinleme, seanslar arasında bağlantı kurma kapasitesidir ve tema tespitinin asıl gerçekleştiği katmandır. Danışanınızın patronuyla yaşadığı hayal kırıklığı, geçen ay eşiyle yaşadığı hayal kırıklığıyla aynı müziği çalıyor mu? Üç ay önce anlattığı çocukluk anısındaki duygu, bugünkü anlatımdaki duygunun erken versiyonu mu? Bu soruları sormak, temaları görünür kılar.

CCRT Modeli: İlişkisel Örüntüleri Haritalamak

Luborsky ve Crits-Christoph'un (1998) geliştirdiği Çekirdek Çatışmalı İlişki Teması (Core Conflictual Relationship Theme, CCRT), ilişkisel temaları analiz etmek için en sistematik araçlardan biridir. Model üç bileşenden oluşur:

  • W, İstek (Wish): Danışan ilişkide aslında ne istiyor? Sevilmek, anlaşılmak, kontrol etmek, özgür olmak?
  • RO, Diğerinin Tepkisi (Response of Other): Danışan karşısındakinden ne bekliyor veya ne algılıyor? Reddedici, eleştirel, mesafeli, talepkar?
  • RS, Benliğin Tepkisi (Response of Self): Danışan bu duruma nasıl tepki veriyor? Öfke, içe kapanma, depresyon, boyun eğme?

Yöntem basittir: seans içinde anlatılan ilişki epizotlarını (relationship episodes) toplayın. Her epizotta W, RO ve RS bileşenlerini belirleyin. En sık tekrarlayan kombinasyon, danışanın çekirdek ilişkisel temasını oluşturur.

CCRT Pratikte: Bir Danışan Örneği

Merve, 32 yaşında, ilişki sorunlarıyla başvurmuş bir danışan. Altı seans boyunca anlattığı üç farklı ilişki epizodu:

Epizot 1, Eş:

"Ona gün içinde ne kadar yorulduğumu anlattım. Sadece 'anladım' dedi ve telefonuna döndü."

  • W: Duygusal olarak anlaşılmak ve desteklenmek
  • RO: Eş mesafeli, duygusal olarak müsait değil
  • RS: Üzüntü, ardından geri çekilme ("tamam, zaten kimseye ihtiyacım yok")

Epizot 2, Patron:

"Raporu bitirmek için gece yarısına kadar çalıştım. Sadece 'güzel' dedi ve sonraki konuya geçti."

  • W: Emeğinin fark edilmesi ve değer görmesi
  • RO: Patron ilgisiz, çabayı görmüyor
  • RS: Kırgınlık, ardından daha fazla çalışarak kanıtlama çabası

Epizot 3, Anne:

"Terfi aldığımı söyledim. 'Dikkat et kaybetme' dedi."

  • W: Koşulsuz onay ve kutlanma
  • RO: Anne eleştirel, olumlu geri bildirimi esirgiyor
  • RS: Hayal kırıklığı, öz-şüphe

Sentez, Çekirdek Tema:

W: Duygusal olarak görülmek ve değer görmek

RO: Diğerleri duygusal olarak esirgiyor, yeterince karşılık vermiyor

RS: Başlangıçta incinme → ardından ya geri çekilme ya da aşırı telafi (daha fazla çalışma, daha fazla verme)

Bu sentez, Merve'nin farklı ilişkilerdeki "sorunlarının" aslında tek bir çekirdek temanın farklı sahnelemeleri olduğunu gösterir. Tedavi, tek tek ilişki sorunlarını çözmek yerine bu çekirdek temaya ("görülme ve değer görme ihtiyacı ile bunun karşılanmayacağı beklentisi") odaklanabilir.

Şema Terapi Perspektifi: Erken Dönem Uyumsuz Şemalar

Young, Klosko ve Weishaar'ın (2003) geliştirdiği Şema Terapi, temaları "Erken Dönem Uyumsuz Şemalar" (Early Maladaptive Schemas) olarak kavramsallaştırır. Şemalar, çocuklukta temel ihtiyaçların karşılanmamasıyla oluşan, yaşam boyu süren, kendini sabote eden geniş kapsamlı örüntülerdir. Young 18 şema tanımlamıştır ve bunları beş şema alanında gruplar:

  • Kopukluk ve Reddedilme: Terk edilme, güvensizlik/istismar, duygusal yoksunluk, kusurluluk/utanç, sosyal izolasyon
  • Zedelenmiş Özerklik: Bağımlılık/yetersizlik, zarar görme veya hastalanma, iç içe geçme/gelişmemiş benlik, başarısızlık
  • Zedelenmiş Sınırlar: Haklılık/büyüklenmecilik, yetersiz öz-denetim
  • Diğerlerine Yönelimlilik: Boyun eğicilik, kendini feda, onay arayıcılık
  • Aşırı Tetikte Olma ve Ketlenme: Karamsarlık, duyguları bastırma, yüksek standartlar/aşırı eleştirellik, cezalandırıcılık

Şema Terapi'nin tema takibine özgü katkısı "temanın sesi" kavramıdır. Her şemanın bir iç sesi vardır: şema aktifken danışanın kendine söylediği cümleler. "Ne yaparsam yapayım yetmeyecek" (başarısızlık şeması), "Sonunda herkes gider" (terk edilme şeması), "Duygularımı gösterirsem zayıf görünürüm" (duyguları bastırma şeması). Bu iç sesleri danışanın kendi ifadeleriyle kaydetmek, temanın somutlaşmasını sağlar ve terapötik çalışmanın odak noktasını netleştirir.

Padesky'nin (1994) şema değişim süreçleri modelinde vurguladığı gibi, şema düzeyinde çalışmak zaman alır çünkü şemalar kendini doğrulayan döngüler oluşturur: "kusurluluk" şeması olan bir danışan, olumlu geri bildirimleri filtreleyip eleştirileri büyütür; böylece şema kendini sürekli "doğrular." Bu döngünün farkındalığı, tema takibinin terapötik değerinin merkezindedir.

Temaları Zaman İçinde Takip Etmek: Yaşayan Bir Harita

Tema takibi tek seferlik bir değerlendirme değil, süregelen bir süreçtir. Kuyken, Padesky ve Dudley'in (2009) işbirlikçi vaka kavramlaştırması modelinde vurguladığı gibi, formülasyonun her bileşeni (temalar dahil) her yeni bilgiyle güncellenmeli, test edilmeli ve gerektiğinde revize edilmelidir.

Tema takibinde üç temel ölçüt kullanılabilir:

  • İnanılırlık (believability): Danışan bu temaya ne kadar inanıyor? 0-10 ölçeğinde düzenli olarak değerlendirildiğinde, terapi süresince temanın gücündeki değişimi somut olarak gösterir.
  • Sıklık: Tema ne kadar sık aktive oluyor? Haftada birkaç kez mi, günde birkaç kez mi?
  • Sağlıklı yetişkin tepkisi: Danışan bu temayla karşılaştığında eski kalıbı tekrarlamak yerine hangi yeni ve sağlıklı tepkiyi geliştiriyor?

Bu üç ölçütü düzenli olarak kaydetmek, terapinin ilerleyişini hem terapist hem danışan için görünür kılar. Danışanınız "hiç değişmiyorum" dediğinde, tema inanılırlığının üç ay önce 9/10'dan bugün 6/10'a düştüğünü somut olarak gösterebilirsiniz. Bu, motivasyonu sürdüren güçlü bir terapötik araçtır.

Doldurulmuş Tema Analizi: Bir Klinik Örnek

Aşağıda, Emre (28, yazılım mühendisi, mükemmeliyetçilik ve tükenmişlik şikayetiyle başvurmuş) adlı kurgusal bir danışan için hazırlanmış bir tema analizi örneğini bulabilirsiniz.

Tema Tanımı

Ana Tema / Şema Adı: Başarısızlık / Yetersizlik

Temanın Sesi: "Eğer mükemmel olmazsam, değersizim. Herkes görecek ki aslında hiçbir şey bilmiyorum."

Köken ve Tetikleyiciler

Gelişimsel Köken: Baba yalnızca akademik başarı durumunda ilgi ve onay göstermiş. Sınıfta ikinci olmanın "yetmediği" mesajını tekrarlayan bir çocukluk. Annenin babaya karşı çocuğu savunma yerine "baban senin iyiliğini istiyor" tutumu, temanın pekişmesine katkıda bulunmuş.

Başarısızlık/Hata yapma ✓

Yaşam Alanlarına Etkisi

İş/Okul Hayatı: Günde 12 saat çalışma, teslim tarihinden önce bitirme obsesyonu, delegasyon yapamama ("başkası yaparsa hata yapar"), kod incelemesinde (code review) eleştiri almaktan aşırı kaygı.

İlişkiler: "Zayıf" görünme korkusu nedeniyle duygusal paylaşımdan kaçınma. Partnerinden eleştiri beklentisi. İlişkide hep "güçlü ve başarılı" olanı oynama.

Değişim Takibi

Mevcut Şiddet / İnanılırlık: 7/10

Sağlıklı Yetişkin Tepkisi: "Hata yapabilirim ve hâlâ değerli olabilirim. Mükemmel olmak zorunda değilim. Değerim performansıma bağlı değil."

Etkili Tema Takibinin 5 İlkesi

1

Danışanın Diliyle İsim Verin

Temayı akademik terminolojiyle değil, danışanın kendi sözcükleriyle adlandırın. "Kusurluluk şeması" yerine danışanın "hep bir eksiğim var" ifadesi daha güçlüdür, çünkü danışan onu tanır. Terapötik ittifak, paylaşılan bir dilde güçlenir.

2

Üç Farklı Bağlamda Doğrulayın

Bir temayı tek bir olaya dayandırmayın. Aynı temayı en az üç farklı bağlamda (iş, ilişki, aile, terapi ilişkisi) gözlemlediğinizde tema olarak kaydedin. Bu, erken etiketleme ve doğrulama yanlılığını önler.

3

Birlikte Keşfedin, Dayatmayın

Kuyken ve arkadaşlarının (2009) işbirlikçi modelinde vurguladığı gibi, formülasyonu danışana "açıklamak" değil, danışanla "birlikte keşfetmek" esastır. "Sizde bir terk edilme şeması var" yerine "farklı ilişkilerde benzer bir kalıp fark ettim, siz de fark ediyor musunuz?" sorusu, danışanın kendi keşfine alan açar.

4

Değişimi Düzenli Ölçün

Temanın inanılırlığını (0-10) düzenli aralıklarla değerlendirin. Bu sayısal takip, terapinin ilerleyişini hem sizin hem danışanınız için somut kılar ve "hiç değişmiyorum" algısına karşı kanıta dayalı bir yanıt sağlar.

5

Formülasyonun Bütününe Bağlayın

Tema tek başına bir veri noktası değildir; tetikleyicilere, başa çıkma mekanizmalarına, kaynaklara ve klinik hipotezlere bağlanmalıdır. "Yetersizlik" teması, hangi tetikleyicilerle aktive oluyor? Aktive olduğunda hangi başa çıkma mekanizması devreye giriyor? Bu bağlantılar formülasyonun derinliğini oluşturur.

Sık Yapılan Hatalar

Tema Yerine Semptom Takip Etmek

"Kaygı düzeyi bu hafta 7/10" bir semptom kaydıdır, tema takibi değildir. Tema takibi, o kaygının altında yatan inancı, döngüyü ve bağlamı kaydetmektir: "Eleştiri almaktan kaçınmak için mükemmeliyetçilik döngüsü aktif, bu hafta otorite figürü tetikleyicisi ile." Semptom takibi ve tema takibi birbirini tamamlar ama ikame etmez.

Kültürel Bağlamı Göz Ardı Etmek

Şema terapi literatürünün önemli bir kısmı Batı kültürlerinde geliştirilmiştir. "İç içe geçmişlik" olarak kodladığınız bir örüntü, kolektivist bir kültürde "aile bağlılığı" anlamına gelebilir; "duygusal ketleme" olarak gördüğünüz bir davranış, belirli kültürel normlarda uygun bir duygusal düzenleme stratejisi olabilir. Sue ve Sue'nin (2016) vurguladığı gibi, kültürel bağlamı anlamadan tema etiketlemek yalnızca yanlış formülasyona değil, terapötik ittifakın zedelenmesine de yol açar.

Tek Temaya Sabitlenmek

Bir tema belirledikten sonra her şeyi o temaya bağlama tuzağı yaygındır. Danışanınızda "kontrol ihtiyacı" temasını gördüyseniz, yeni bir ilişkisel zorluk anlattığında otomatik olarak "bu da kontrol ihtiyacıdır" demek yerine, alternatif açıklamaları da değerlendirin. Birden fazla tema eş zamanlı olarak aktif olabilir ve farklı bağlamlarda farklı temalar ön plana çıkabilir.

Yalnızca Patolojik Temaları Takip Etmek

Tema takibinde yaygın bir eğilim, yalnızca sorunlu örüntülere odaklanmaktır, oysa danışanın güçlü yanları, başa çıkma kaynakları ve sağlıklı ilişkisel kalıpları da birer temadır. Padesky ve Mooney'nin (2012) güçlü yanlar temelli modelinde vurguladığı gibi, dayanıklılığı besleyen örüntüleri tanımlamak tedavi planlamasını zenginleştirir. "Mükemmeliyetçilik" temasını takip ederken danışanın "yakın ilişkilerde güvene açıklık" gibi sağlıklı bir örüntüsünü görmezden gelmek, hem formülasyonu eksik bırakır hem de danışanın umut duygusunu besleyecek bir fırsatı kaçırır.

Mindora ile Tema ve Örüntü Takibi

Mindora'nın Klinik Tema ve Örüntü Takibi not türü, bu yazıda ele aldığımız ilkeleri yapılandırılmış bir belgeleme akışına dönüştürmek için tasarlanmıştır. İki şablon sunar:

Tema Analizi (Varsayılan): Dört bölümlü yapısıyla tema tanımı (kök şema adı ve temanın iç sesi), gelişimsel köken ve güncel tetikleyiciler (6 maddelik kontrol listesi), yaşam alanlarına etki haritalama (iş/okul ve ilişkiler) ve değişim takibi (0-10 inanılırlık ölçeği ve sağlıklı yetişkin tepkisi) alanlarını içerir. Yazıda vurguladığımız "danışanın diliyle kayıt" ilkesi, şablonun danışan alıntısı (client_quote) bileşeniyle doğrudan desteklenir.

İlişkisel Örüntü Analizi (CCRT): Üç bölümlü yapısıyla Luborsky'nin W-RO-RS modelini yapılandırılmış bir formata taşır: ilişki epizotları kaydı, döngü analizi (İstek, Diğerinin Tepkisi, Benliğin Tepkisi) ve terapötik ilişkiye yansıma (aktarım değerlendirmesi ve düzeltici duygusal deneyim hedefi). Yazıda paylaştığımız Merve örneğindeki gibi bir analizi sistematik olarak belgelemenize olanak tanır.

Her iki şablonda oluşturulan tema notları, Mindora'nın Bilgi Ağı özelliğiyle vaka formülasyonu, tetikleyiciler ve başa çıkma mekanizması notlarına bağlanabilir; böylece yazıda vurguladığımız "formülasyonun bütününe bağlama" ilkesi dijital olarak desteklenir.

Bu tema notları danışanınızın danışan yönetimi akışına bağlıdır; her yeni seansta o danışana ait önceki tema kayıtlarını tek yerden görürsünüz. yapılandırılmış not editörü, temanın iç sesini, 0-10 inanılırlık puanını ve epizot alıntılarını birbirine karışmadan ayrı alanlarda tutarak takibi gözle görülür biçimde kolaylaştırır.

İpucu
Temaları takip etmenin amacı danışanı etiketlemek veya bir kutuya sığdırmak değildir. Amaç, birlikte anlamlandırmaktır; bu anlam, terapi sürecinde sürekli gelişen bir hipotez olarak kalmalıdır.
MINDORA BİLGİ AĞITemaları formülasyonun bütününe bağlayınTema notlarınızı vaka formülasyonu, tetikleyici ve başa çıkma notlarıyla ilişkilendirin; dağınık gözlemler tek bir yaşayan haritada birleşsin.Bilgi Ağı'nı keşfet

Kaynaklar

  • Luborsky, L. & Crits-Christoph, P. (1998). Understanding Transference: The Core Conflictual Relationship Theme Method (2nd ed.). American Psychological Association.
  • Young, J. E., Klosko, J. S. & Weishaar, M. E. (2003). Schema Therapy: A Practitioner's Guide. Guilford Press.
  • Persons, J. B. (2008). The Case Formulation Approach to Cognitive-Behavior Therapy. Guilford Press.
  • Safran, J. D. & Muran, J. C. (2000). Negotiating the Therapeutic Alliance: A Relational Treatment Guide. Guilford Press.
  • Padesky, C. A. (1994). Schema change processes in cognitive therapy. Clinical Psychology & Psychotherapy, 1(5), 267–278.
  • Beck, J. S. (2011). Cognitive Behavior Therapy: Basics and Beyond (2nd ed.). Guilford Press.
  • Wachtel, P. L. (2011). Therapeutic Communication: Knowing What to Say When (2nd ed.). Guilford Press.
  • Kuyken, W., Padesky, C. A. & Dudley, R. (2009). Collaborative Case Conceptualization: Working Effectively with Clients in Cognitive-Behavioral Therapy. Guilford Press.
  • Eells, T. D. (2022). Handbook of Psychotherapy Case Formulation (3rd ed.). Guilford Press.
  • Sue, D. W. & Sue, D. (2016). Counseling the Culturally Diverse: Theory and Practice (7th ed.). Wiley.
  • Padesky, C. A. & Mooney, K. A. (2012). Strengths-based cognitive-behavioural therapy: A four-step model to build resilience. Clinical Psychology & Psychotherapy, 19(4), 283–290.

Bu Yazı Formülasyon Serisinin Bir Parçasıdır

Bu yazı, formülasyon serisinin derin dalış yazılarından biridir. Serinin tüm yazılarına aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Vaka Formülasyonu Rehberi: 8 Yapı Taşı ve 5P Modeli

Psikoterapide vaka formülasyonunun kapsamlı rehberi. 5P modeli, 8 yapı taşı, BDT/ACT/Şema Terapi yaklaşımları ve gerçek klinik örneklerle öğrenin.

Terapide Seans Notu: Formatlar, İlkeler ve Pratik Örnekler

SOAP, DAP ve GIRP formatlarını gerçek örneklerle inceleyin; yaklaşıma özel bileşenleri, etkili belgelendirme ilkelerini ve sık yapılan hataları öğrenin.

Kaynak ve Güç Analizi: Terapistler İçin Rehber

Güç temelli modellerle içsel ve dışsal kaynakları nasıl sistematik olarak tespit edip belgeleyeceğinizi, somut örnekler ve pratik ilkelerle öğrenin.

Başa Çıkma Mekanizmaları: Terapistler İçin Rehber

Fonksiyonel ve disfonksiyonel başa çıkma mekanizmalarını, güvenlik davranışlarını ve kapsamlı başa çıkma haritası oluşturmayı somut klinik örneklerle öğrenin.

Tetikleyici Analizi ve Haritalama: Terapistler İçin Rehber

İçsel ve dışsal tetikleyicileri sistematik olarak haritalamayı, aktivasyon döngüsünü anlamayı ve başlatıcı ile sürdürücü faktörleri ayırt etmeyi öğrenin.

Değer Çalışması ve Yaşam Alanları: Terapistler İçin Rehber

ACT perspektifinden değer tanımlama, yaşam alanları uyum analizi ve kararlı eylem (committed action) kavramlarını somut klinik örneklerle öğrenin.

Kritik Yaşam Olayları ve Dönüm Noktaları: Terapistler İçin Rehber

Kritik yaşam olaylarını belgeleyin, Lazarus modeliyle dönüm noktalarını analiz edin ve yaşam dönemi analizini somut klinik örneklerle bütünleştirin.

Klinik Hipotez Oluşturma ve Test Etme: Terapistler İçin Rehber

Klinik hipotez oluşturma, kanıt dengesi analizi ve hipotez test döngüsünü somut bir vaka örneği, davranış deneyleri ve pratik ilkelerle adım adım öğrenin.